Mobilyanın yaşamdaki yeri

İnsanlar hayatlarını türlü mekanlarda geçirmektedir.Bu Mekanlar insanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere şekillendirilmiştir. Örneğin;bir çalışma odasını düşündüğünüzde, öncelikli olarak, oturulduğunda rahat edilen bir sandalyeye sahip olmalıdır.Yanı sıra  çalışma masası, üzerindeki öğelere rahatça ulaşılabilen bir yapıda olmalı.Bu  masa, gözü yormayan ve doğru şekilde aydınlanabilen bir yapıya sahip olmalı.Çalışma sırasında ihtiyaç duyulan diğer araç gereç ise, motivasyonu bozmayacak biçimde ulaşılabilir olmalı ve bu çerçevede gerekli düzenlemeler oda içinde yapılması gereklidir.

1700-1800 Yılları Arasındaki mobilya

Bu günün mobilya tipine kaynaklık eden mobilyalar,18.yy'ın ikinci yarısından sonra ortaya çıkmıştır.Estetiğe ve rahatlığa önem veren mobilya yapısı, geçen zaman içinde bir takım deyişiklikler göstermekle  birlikte, özü itibariyle rahatlık ve estetik temelli bir gelişim izlemiştir.Mobilya kavramı;18.yy'ın ikinci yarısından önce ise temel de resmiyetin egemen olduğu bir çizgi, mobilya ya hakim olmuştur. Rokko mobilya sitili olarak tanımlanan sitil 18.yy ile birlikte önemli bir yenilik yaşayarak,neoklasik veya yeni klasik olarak adlandırılan bir evreye geçiş yaptı.Eski yunan ve Roma döneminin, çizgilerini barındıran mobilyalar bu devrin modası haline gelmiştir.Bu evrede yoğun olarak mobilyalar da ceviz ağacının egemen olduğunu görürüz.Öte yandan diğer ağaç türleri de mobilyacılık alanında kullanılmıştır.Buna örnek olarak maun ve hint ağacını verebiliriz.Diğer taraftan ithal ağaçların da kullanılmış olduğunu gözlemek mümkün.

1800-1850 Yılları Arasında Mobilya

Mobilyadaki deyişim öyküsü,19.yy.ilk yarısından itibaren ivme kazanarak, oldukça hızlı bir deyişim göstermiştir. Bu deyişim yalnızca sitilde değil teknolojide de ciddi değişiklikler söz konusu olmuştur. 19yy. ilk yarısında Napolyon Bonaparte mobilya üzerindeki köklü değişimler oluşturmuştur. Neoklasik veya yeni klasik sitil olarak ifade edilen,sitilin karşısında farklı sitil denemeleri olmasına karşın, Rokokko,Rönesans,Gotik mobilya sitilinde var olan çizgiler, bu sitilde etkisini hissettirmiştir. Bu dönemde, günümüzde de etkilerini gördüğümüz,raflı yada çekmeceli dolap sistemleri bir yenilik olarak görülmektedir.Bu stile Phyfe orta ve yakın dönem mobilya sitili denmektedir. 19.yy da  önemli bir çok yenilik kendisini gösterir. Bunalara örnek olarak kaplama ve metal mobilyayı  verebiliriz. 19.yy sonu 20.yy başlarında başka bir akıma yöneliş oluşmaya başladı. Haşarat tarafından zarar gören geleneksel yataklar, yerlerini  bu dönemle birlikte,pirinçten ve demirden yapılmış,hijyen yapısına uygun yataklara bırakmaya başlamıştır.

Mobilya Rengini Değiştirirken İzlenecek Adımlar

Mobilyanın çıkarılabilen bölümleri, örneğin raflar çıkarılmalı.Bu işlem gerçekleşirken doğru bir alan seçilmeli.Çevredekilerin boyadan etkilenmemesi için, açık havadar bir yer tercih edilmesi veya havalandırmaya müsait bir alan da boyama işleminin yapılması makul olanıdır.Mobilya sabunlu ıslak bir bezle öncelikle silinmeli,tozu alınmalı ve kurutulmalıdır.Mobilyanın üzerinde daha önce yapılmış kaplama yağlı boya varsa, önce zımpara işlemi uygulanmalıdır.Cila kalınlığına göre zımpara seçimi yapılmalıdır.Mobilyanın yüzeyi matlaşana dek zımparalama işlemi sürdürülmelidir.Şayet mobilyanın üzerinde boya yoksa,zımparalama işlemi sadece yüzeyi düzeltmek için yapılmalıdır.Ardından nemlendirilmiş bezle mobilya tekrar silinmelidir.Bu işlem tamamlanmasının ardından mobilyaya astar uygulanır.Devamında  astarın kurumasına müteakip, zımpara yapılarak toz temizlenir.Ardından boya yapılır. Burada hatırdan çıkarılmaması gereken husus, boyanın kurumasının akabinde,  diğer kat boya yapılmalıdır.Boyanın kalıcı olabilmesi için üzerine vernik uygulanır.

Mobilya Yerleşimi Nasıl olmalı

Rahat bir koltuğu olan evler için, huzurlu bir yaşama açılan pencere denmektedir.Hedeflenen konfor bir kanepe ve onunla eşleşen bir koltukla sağlanabilir.Yaşam alanını, kullanan insan sayısı yada evde ki çocuk sayıyı sı gibi etmenlere bağlı olarak, koltuk sayısı vaya bu eşyaların konumlandırılma biçimi değişebilir. Örneğin yalnız yaşayan insanlar az mobilya tercih ederken, çocuklu aileler daha fazla koltuk, tercihleri olabilir.

Başlamadan önce

Evinizin oturma odasını tasarlarken,öncelikli olarak bu amaca tam olarak hizmet etmesi için,odanın ne zaman kullanılacağı ile işlevini tam olarak belirlememiz gereklidir. Bu olguya yönelik mobilya seçimi yapmamız gerekir.Seçilen mobilyaları da  amaçladığımız doğrultuda yerleştirmeliyiz.Doğru biçimde yerleştirilmiş mobilyalar,her zaman daha büyük ev ihtiyacının önüne geçer.

Yerleşim Yaparken

Sandalye koltukları birbirine yakın konumlanması gerekir.zira bu yolla aile bireyleri arasında yada konuklar arasında  temas daha rahat olacaktır.oturma düzeni bir merkez etrafında seçilmeli örneğin bu bir televizyon olabilir.Göreceli olarak daha küçük mekanlar için mekana uygun küçük koltuklar tercih edilebilir.

Yeleşim Hakında birkaç ipucu

- Yerleşim yapılacak olan mekanda, mutlaka belli bir plana göre yerleşim yapılmalıdır

- Gözalıcı olarak düşündüğünüz mobilyayı, mekanın en merkezi  noktasında konumlandırın.Diğer mobilyaları ise bu ayrıcalıklı olduğunu düşündüğünüz mobilyaya göre düzenleyin.

- Tartışmasız olarak, mekan ölçülerinin, edindiğiniz mobilya ölçülerine uyumunu mutlaka gözetin.  

- Kullanımın yoğun olduğu bir mekanın  aydınlatması, mutlaka nitelikli olmak zorundadır. Bu çerçevede tavandan yapılacak bir aydınlatma tercih edilmelidir. 

- Ortada bulunan sehpa, mutlaka kolay ulaşılabilir olmalıdır.

Pencere ve kapı alanlarını kapatmak, ışığın mekana girişini engelleyecektir. Mobilyayı yerleştirirken bu gerçeği dikkate almamız gerekmektedir.Ayrıca pencere ve kapıdan gelen ışığı engellemek mekanı olduğundan daha küçük gösterecektir.

- Mobilyaları yerleştirme sırasında, biraz açılı yerleştirmeliyiz. zira bu şekliyle yapılan yerleştirme alanın daha ferah görünmesi sağlanacaktır.

- Oturma odasına girildiğinde görüşünüzü engelleyen herhangi bir mobilya olmamalıdır.Kütüphane veya televizyon gibi eşyalar duvara paralel yerleştirilmeli veya maksimum 1mt civarında bir yüksekte kullanılmalıdır.

Burada en önemli unsur mekanın dar ve sıkıntılı görünmemesini sağlamaktır.Esas hedeflenen, ferah ve iç açıcı bir mekandır.

Türkiye'de Mobilya Tasarımı ve Sektörün Durumu

Türkiye'de seçkin tasarımların ortaya konabilmesi veya bu kültürü yerleştirme noktasında,aşılması gereken bir dizi problem bulunmaktadır.
Büyük firmaların tasarım bölümleri olmakla birlikte,tasarım konusunda bireysel çabalarla bir noktaya gelen tasarımcılarda mevcuttur. 
Gelişen ve değişen  Dünya koşulları taklit ürünlerin alanlarını daraltmaktadır.Bu çerçevede sektörde imalatçı olarak yaralan firmalar bu durumun farkında oldukları gözlenmektedir.Türk mobilya sektörü dışarıya yeterince açılamamış bu yönüyle kabuğunu tam olarak kıramamıştır. Ülkemizde yıllar içinde tüketici profilinde değişiklikler olmuş,tüketici daha seçici hale dönüşmüştür.Türk mobilya üreticileri, yüksek enflasyon,iç talepteki yetersizlikler gibi olgulardan ciddi manada etkilemiştir. Öte yandan, ithal ürünlerin pazara girişi, rekabeti kıyasıya artırmıştır. 1980'li yıllardan sonra  piyasada yaşanan sorunlar, dış piyasalara yönelmenin zorunluluk oluşturması, seçkin ürünler ortaya koymayı mecburiyet haline dönüştürmüştür.Bu durumun doğal sonucu olarak, Markalaşmanın,standartlaşmanın ve seçkin ürünler ortaya koymanın önemi fark edilmiştir.Bir çok firma kataloglardan üzerinden taklit  ürünleri ortaya koyma yolunu tercih etmektedir.Bu sebepten bu durum, bir çok davaya konu olabilmektedir.Bu olumsuz durumlara rağmen, bir çok firma markalaşmanın önemini anladığı görünmektedir. Bu olgusal durum doğrultusunda, tescil bağlı işlemler yaygınlık kazanmaktadır.

Mobilyalarınızı Parlatın

Mobilyalarınızı direk güneş ışığı alan yerlerde bulundurmamalısınız. Zira bu durum mobilyanızın matlaşmasına sebep olur.Başka bir konu ise düzenli mobilya temizliği mobilyanızın parlak kalmasını sağlayabilir. Temizlik yaparken mümkün olduğunca su kullanılmamalıdır. Çünkü su mobilyanızın cilasına zarar verecek ve eşyanızın matlaşmasına neden olacaktır. Ahşap mobilyanız parlatma işlemine başlamadan önce yumuşak bir bezle üzerindeki tozu temizleyin. Ahşap mobilyalarınızı temizlerken ahşap temizleyiciyi tercih etmeniz daha uygun bir yol olacaktır. Marketlerde satılan sprey biçimindeki temizleyicileri bu maksatla kullanabilirsiniz.Bu işlemi tamamladıktan sonra yine yumuşak bir bezle,içeriden dışarıya doğru ahşap mobilyanızı cilalayarak parlatabilirsiniz. Bu işlemi yaparken cilayı direkt mobilyaya uygulamaktan kaçının. cilayı elinizdeki beze iyice uyguladıktan sonra işlemi gerçekleştirmek, sonuç alma noktasında etkili olacaktır.  

Mobilyada Çizgi Sanatı

Klasikle  Modernizmin Birlikteliği

Çare yapı olarak özgün ahşap mobilyalar ortaya koymayı amaçladık.Yapmış olduğumuz tasarımların yanı sıra toptan yada daha büyük ölçekli satışlarımızla piyasanın talebini karşılamaya çalışmaktayız.Çare yapı, mobilyada klasik çizgilerle, modern çizgileri bir araya getirerek yeni bir sentez ortaya koymuştur. Bu yönüyle sektörde özgün ürünler  üretmek suretiyle, farlılık  oluşturmuştur.Nitelikli ürünler ortaya çıkarmak esasında sanatsal bir bakış açısına bağlıdır. Çare yapı ailesi içinde yeralan bireyler bu düstur üzerine hizmet vermeyi sürdürmektedirler.Bu çerçevede ortaya çıkarılan her mobilya, naif bir bakış açısıyla tasarlanarak müşterilerimizin hizmetine sunulmaktadır. Sonuç  olarak çare yapı ailesi  ; nitelikli,özgün ürünler ortaya koymayı hedeflemektedir.Dolayısıyla bu olgusal yaklaşıma bağlı olarak, müşterilerimizle aramızda güvene bağlı gönül köprüleri oluşmuş ve oluşmaya da devam edecektir.


Mobilyaların Sertifikalarına bakın

Yaşamımızın her alanında varlığını sürdüren mobilyalar, cilasından,üzerindeki kumaşına varıncaya dek sağlık açısından risk taşıyabilir.Bu gerçeği göz ardı etmeden,mobilyanın başta  cilalası,kumaşı ve diğer detaylarının doğal olmasına özen gösterilmelidir. Bu kapsamda edinilecek ürünlerin sertifikası sorulmalıdır.